Wordpress sayfalarına erişimin engellenmesi ve giderek şekil değiştiren bir hukuk mücadelesi...

2 Aralık 2007 Pazar

Wordpress sayfalarına erişim 17 Ağustos’tan bu yana engellenmiş durumda. Engellenmenin başladığı günlerde sayfalarına giren blog yazarları ne olduklarını şaşırdılar. Acaba ne yapmışlardı da sayfaları engellenmişti. Üstelik mahkeme kararıyla. Çoğu insan kendinden bile şüphelendi. Ulen ne yazdım da başıma geldi bu işler diye. Hatta bazıları sayfalarının hacklendiğini bile düşündüler. Sonra yavaş yavaş işin iç yüzü ortaya çıkmaya başladı. Kendi sayfaları değildi sorun. Adnan Oktar’la ilgili yazılar yayınlayan ve sayıları ona bile ulaşmayan Wordpress blogları nedeniyle yaşanıyordu bu engellenme. Ancak, sadece sorunlu bloglar değil tüm Wordpress erişime kapanmıştı.

Bu konuda Adnan Oktar’ın vekili Avukat Kerim Kalkan’ın Wordpress yayınlarının durdurulması hakkındaki basın açıklaması şöyle (alıntı: http://blog.askinkaymaz.com/wordpresse-kapatma-cezasi-38.html);

Kamuoyunca da bilindiği üzere, internet kullanıcılarına ücretsiz site (blog) açma imkanı veren "wordpress.com” isimli blog servisinin yayınlarının Türkiye’ye girişi mahkeme kararıyla engellenmiştir. Bu mahkeme kararı 17.8.2007 tarihinde uygulanmış ve böylece wordpress.com servisi ile bu servisten hizmet alan tüm alt-sitelerin yayınlarının Türkiye’ye girişi durdurulmuştur.

Bu yayın durdurma kararının nedeni, adı geçen blog servisinin yasadışı yayınlara sınırsızca imkan tanıması, bunların durdurulması yönündeki başvuruları dikkate almaması ve belli alt sitelerin durdurulmasına ilişkin olarak Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararları da yok saymasıdır.

Adı geçen servisin sağladığı ücretsiz ve denetimsiz olanaklar kötü niyetli kişileri bu servise yönlendirmiş ve wordpress.com kısa sürede bölücü-yıkıcı ideolojilerin, kişisel husumetlerin, kanunsuz hedeflerin sesi ve yayın merkezi haline dönüşmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, herkes bağımsız Türk Mahkemelerinin kararlarına saygılı olmalıdır. Basın özgürlüğü, kişilere hakaret etme özgürlüğü demek değildir. Devletimizin temel değerlerine, Cumhuriyet ilkelerine, bütünlüğümüze ve birliğimize saldırma özgürlüğü hiç değildir. Herkes her konuda görüşünü açıklamakta ve savunmakta özgürdür ama bunu, eleştiri sınırları içinde kalarak, kamu düzenine zarar vermeden ve kişilik haklarına saygılı biçimde yapma yükümlülüğündedir. Bu sınırları aşanların Yargı tarafından engelleneceği tartışmasızdır.

Nitekim önce tarafımızca söz konusu hukuka aykırı yayınların durdurulması için YAKLAŞIK 17 KEZ adı geçen site yönetimine başvurulmuş, ancak site yönetimi bu yayınlar hakkında hiç bir tedbir almamıştır. (Bizim bu başvurularımızdan bir tanesini kendi sitelerindeki açıklamalarında yayınlamışlardır) Bunun üzerine tarafımızca SADECE MÜVEKKİLİMİZİN KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDEN ALT SİTELERLE İLGİLİ OLARAK yapılan başvurular üzerine Türk Mahkemeleri Wordpress altında yayın yapan illegal alt-sitelerin kapatılması için çok sayıda kararlar vermişlerdir. Bu kararlar söz konusu firmanın ABD’de bulunan merkezine ve Türkiye’deki temsilcisine de ulaştırılmış, bu kez Türk Mahkemelerinin kararlarına uyarak yasadışı yayınları durdurmaları istenmiştir. ANCAK, YAZILI VE SÖZLÜ TÜM BAŞVURULARA RAĞMEN ADI GEÇEN FİRMA VE TEMSİLCİLERİ BİZİM TALEPLERİMİZİ DE TÜRK MAHKEMELERİNİN KARARLARINI DA TANIMAMAKTA VE UYGULAMAMAKTA ISRARLA DİRENMİŞLERDİR.

Bunun üzerine adı geçen firmaya Türk Mahkemelerinin kararlarının uygulanmamasına asla göz yumulamayacağı, bu kabul edilemez halin sürmesi halinde kaçınılmaz olarak Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişinin engelleneceği hatırlatılmıştır. Bu son uyarının da dikkate alınmaması sonucu, mahkeme kararlarını uygulamayan Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişi yeni bir mahkeme kararıyla engellenmiştir.

Hiç kimsenin mahkeme kararlarını uygulamamak gibi bir ayrıcalığı olamaz. Mahkeme kararları uygulanmak için vardır. Her devletin kendi yargı kurumlarının verdikleri kararların yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri alma hakkı vardır.

Türk Yargı organları ve kamu kurumları da, Türk Mahkemelerinin kararlarını uygulamama konusunda direnen gerçek veya tüzel kişilerin yasadışı dirençlerini etkisiz hale getirecek önlemleri alma ve icra etme hakkına sahiplerdir. Devlet kurumlarının, kötü niyet sahiplerinin saldırılarına karşı Türk vatandaşlarını korumasız bırakmayacakları açıktır.

Bu nedenle, daha önceki mahkeme kararlarını uygulamayarak yasadışılığı yaptırımsız bırakan bir blog servisinin yayınlarının tamamen durdurulması doğru bir karardır, haklı bir karardır, örnek bir karardır.

Bu mahkeme kararından tüm blog servislerinin ve internet hizmet sağlayıcılarının almaları gereken dersler vardır. Blog servislerinin, özellikle ücretsiz hizmet verenlerin, kendi firmaları üzerinden yasadışı faaliyet yapan sitelere karşı dikkatli olmaları gerekir. Bu servislerin kendilerine ulaşan şikayetlere ve bilhassa mahkeme kararlarına karşı duyarsız kalmamaları gerekir. Bunun aksi bir tutum sergileyen servislerin Wordpress’in karşılaştığı yaptırımla karşılaşmaları kaçınılmazdır.

Blog sahiplerinin de hizmet alacakları servisi seçerken itinalı ve dikkatli olmaları gerekir. Rasgele bir servisi değil, hukuka, insan haklarına, yargı kararlarına saygılı servisleri tercih etmelidirler. Böyle yaptıklarında kendi yayınlarının kesintisizce devam etmesini sağlamakla kalmayacaklar, blog servislerini de hukuka ve yasalara uygun davranmaya mecbur etmiş olacaklardır. Böylece hem haber alma özgürlüğü, hem de kişilik hakları korunmuş olacaktır.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız
Adnan Oktar Vekili Avukat Kerim Kalkan

Bu süreçte bir grup yazar, artık bu yasaklamarla savaşmaktan yorgun düşmüş olacaklar ki olayı eleştirmeyi ya da eylemi falan boş vermişler ve kısa yoldan yasaklı sitelere nasıl ulaşılabileceğinin yollarını göstermeye başlamışlar. Bu yöntemler işe yarıyor doğrusu, çünkü evden kendi sayfama bu yöntemi kullanarak ulaşabiliyorum. Bu işin nasıl yapılacağını Takipte bloğunun yazısından öğrenebilirsiniz. (Ayrıca bu bilgiyi çevrenizdekilerle de paylaşırsanız çok memnun olurum.)

Takip ettiğim bloglar arasında en okkalı tepki A.Selim Tuncer’den geldi. Selim Abi yazısında “Bu ağır haksızlığa karşı bu sessizlik neden? Internet diye mi?” diye soruyor. Yazısında kendisine katılmadığım tek nokta var, o da bunun teknik bir sorun olduğu konusu. Adnan Oktar’ın avukatları Wordpress’den bir cevap alamayınca inadına Wordpress’in tamamını kapattırmışlar. Yukarıdaki açıklama bunu gösteriyor.

Konuyu sayfasına taşıyan ve eleştiren diğer bir yazar arkadaşım ise Molaverrahatla isimli bloğun sahibi Arzu. Bunlar dışında, Wordpress kullanıcıları da dahil (Bülent’i hariç tutuyorum, o doğrudan Selim Tuncer’in yazısını desteklemeyi tercih etmiş), takip ettiğim bloglarda bir yazıya rastlayamadım. Anlayacağınız bu engelleme işi aslında çoğu blog yazarının umurunda bile olmamış. Aslında haksız da sayılmazlar hani. Önceki örneklerde ne olmuştu? İlgili siteler mahkemeye başvurup sayfalarının açılmasını sağlamıştı. Çünkü bunların hepsi ticari kuruluşlar ve mantıklı olanı yaparak kullanıcılarını mağdur etmemişlerdi. Wordpress’in de kısa sürede açılacağını düşünmüş olacaklar ki bu konuda yazmaya gerek duymamışlar bile.

Konu medyada da öyle çok tartışılmadı. Marketing Türkiye çok kısa bir haberle taşıdı konuyu Internet sayfasına. NTVMSNBC üç satırda geçmiş haber olarak, ama olabildiğince kısa, hani haber yapmadı demesinler diye. Hürriyet’in Internet sayfasında kısa bir habere rastladım tarama yaparken. Bunların dışında da kayda değer bir habere rastlayamadım.
Gelelim bu haksız engellemeye karşı yapılan protestolara. Sanırım Wordpress’e erişimin engellenmesine karşı gerçekleştirilen ilk protesto girişimi Great Firewall of Turkey. Alan adının ilham kaynağı Çin’in hoşuna gitmeyen her siteyi engellemesiyle ünlü “ateş duvarı” Great Firewall of China’dan alıyor. Site amacını şöyle açıklıyor;

Bu site, Türkiye’deki haksız web sayfası engellemelerine karşı yapılan bir protestonun ön yüzüdür. Herkesin bir şeyler düşündüğü ama kimsenin pratiğe dökmediği güzel ülkemizde internet özgürlüğü için yapılması gerekenin en azından bir kısmına el atmak amacıyla açılmıştır.
Sayfa, erişimi engellenen sayfalara ulaşmak için DNS’leri ile oynamak istemeyen kullanıcılara Wordprexy sistemini hazırlamış. Ancak olanlar ona da olmuş ve Wordprexy de kapanmış. Nedeni Wordpress ile aynı, ancak durum daha da vahim. Benzer bir şekilde bu site yöneticileri de bir uyarı e-postası alıyorlar (alıntı: http://www.greatfirewallofturkey.com/blog/;

Sayın site yetkilisi http://adnanhocaninmuridleri.wordprexy.com/2007/08/ adresinden yayınlanan iceriğiniz, daha önce wordpress.com sitesinde de bulunan ve yasal uyarı sonucunda kaldırılan, turk telekom tarafından ulasımı engellenen bir sayfadır. söz konusu sayfada, müvekkilimiz Sayın Adnan Oktar’ın kişilik haklarına ağır ve haksız saldırılar yapılmaktadır.

Bu içeriği (http://adnanhocaninmuridleri.wordprexy.com/2007/08/sayfasında bulunan içeriği) yayından derhal kaldırmanızı rica ediyor, yayının sürmesi halinde yasal yollara başvurmak zorunda kalacağımızı, bu takdirde de bütün siteye erişimin engellenmesi tehlikesi ile yüz yüze gelebileceğinizi bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Avukat Ceyhun Gökdoğan

İşin ilginç yanı buradan sonra başlıyor. Site söz konusu sayfaları ve hatta içinde bu kelimeler geçen tüm siteleri engellemiş. Yani talebe olumlu bir karşılık vermiş. Ama ne olmuş biliyor musunuz? Wordprexy yine de engellenmiş. Site sahipleri de Wordprexy'yi kapatma kararı almışlar (Detayları buradan okuyabilirsiniz).

Çiçeği burnunda bir başka protesto girişimi ise googlebizelogoyapsana sayfasından da biraz esinlenmiş gibi gözüküyor. Adnan Hoca baksana, sitemi kapatsana diyorlar. Sayfalarının ismi “Adnan Hoca Bizi Kapatsana”. Bu kapamalara tepkisel bir platform oluşturmayı amaçlıyorlar. Hatta destek görsellerini bile hazırlamışlar. Bakalım bu sayfa ne zaman kapatılacak?

Bu sayfadan önemli bir başka kapama haberi daha alıyorum. Adnan Oktar’ın avukatları Wordpress’den sonra Doctus.net isimli (ücretsiz blog hizmeti ve bilgi güvenliği forumu) bir sayfaya da erişimin mahkeme kararıyla engellenmesini sağlamışlar. Bakalım sırada kimler var dedirtiyor bu durum insana. Bu arada, Doctus sayfasını başka bir alan adına taşımış. Benzer şekilde, Wordpress kullanan arkadaşlarım da (Bülent Akgül, Gaye Ör, Cengiz Çatalkaya) birer birer bloglarını başka yerlere taşımaya başlamışlar bile. Sanırım herkes kendi bireysel çözümünü üretme çabasında.

Şimdi gelelim Wordpress tarafındaki gelişmelere. Matt inadım inat diyor ve bu kapamalara karşı bir girişimde bulunmuyor. Sayfasındaki yazılardan (1, 2, 3) anladığım kadarıyla, Adnan Oktar’ın avukatları önce Wordpress ile iletişim kurmaya çalışmışlar ve içinde Adnan Oktar ya da Harun Yahya geçen tüm blogları kapatmalarını istemişler (kişilik haklarına saldırı nedeniyle). Ancak bu başvurularında ilgili sayfaların kapatılması için ellerinde mahkeme kararı var mıydı, yoksa sadece avukatların talebi miydi işte onu tam anlayamadım. Wordpress ise bu talepleri hiç ciddiye almamış. Bunun üstüne de avukatlar tüm Wordpress’in kapatılması için mahkemeye başvurmuşlar. Şu anda Matt’in ne bir üst mahkemeye gitme yönünde girişimi var, ne de sorunlu içeriği kaldırmaya niyetli. Ama, söylediği çok önemli bir şey var; “Bizden asıl istedikleri, içinde müşterilerinin isminin geçtiği tüm blogları kapatmamız. Aynen Çin’de MSN Spaces üstündeki bloglarda “demokrasi” kelimesini yazamadığınız gibi. Şimdi bu kelime Adnan Oktar. Yarın (bu kelimenin) ne olacağını kim bilebilir?”

Bense bir aydır bu olaylara bir anlam vermeye ve ne yapacağıma karar vermeye çalışıyorum. Bu olanlar aslında yapılan engellemenin tek amacının bu sorunlu sayfaları kapatmak olmadığı fikrini çağrıştırıyor bana. Öyle ki, sadece sorunlu sayfalar yerine tüm Wordpress'in kapatılması, Wordprexy olayında olduğu gibi, sorunlu içerik kaldırılmış olmasına rağmen kapama işleminin yine de gerçekleşmesi, aslında biz diğer yazarlara da bir uyarı ve daha ötesinde bir çağrı. Yapılan açıklamaya yeniden bir göz atalım isterseniz;

Blog sahiplerinin de hizmet alacakları servisi seçerken itinalı ve dikkatli olmaları gerekir. Rasgele bir servisi değil, hukuka, insan haklarına, yargı kararlarına saygılı servisleri tercih etmelidirler. Böyle yaptıklarında kendi yayınlarının kesintisizce devam etmesini sağlamakla kalmayacaklar, blog servislerini de hukuka ve yasalara uygun davranmaya mecbur etmiş olacaklardır. Böylece hem haber alma özgürlüğü, hem de kişilik hakları korunmuş olacaktır.

Ben bu sözlerden şunu anlıyorum; ey Worpress kullanıcıları, bu engellemelerden etkilenmemek için iki yolunuz var; Ya kullandığınız blog şirketini değiştirin, ya da Wordpress'e baskı yapın ki bu uygunsuz içeriği kaldırsın. Yoksa sizin yazdığınız sayfaları da engelleriz ve siz de okuyucularınızı (ratinglerinizi) kaybedersiniz. Ha, bu sözüm sadece sana da değildir ey Wordpress kullanıcısı, Türkiye'de blog yazan her kim varsa onun için de geçerlidir. Ona göre...
Paranoyakça bir yaklaşım diyebilirsiniz ancak, nedense bu düşünce tarzı bana Bentham tarafından tasarlanan Panoptikon'unu çağrıştırdı (ayrıca paranoyak olmamız takip edilmediğimiz anlamına da gelmez); (Alıntı: H.Bahadır Akın'ın "Bilimkurgu Romanları ve Küresel Panoptikon" isimli sunumu).

Panoptikon, merkezinde bir denetleme mekânı, çevrede de hücreler bulunan yarım daire biçimli bir binaydı. Özgün planda tek tek hücrelerde kalan mahkûmlar, gardiyanların veya 'denetçilerin' gözlemesine açıktı, fakat gözlenenlerin kendilerini gözleyenleri görebilmesi imkânsızdı. Dikkatle ayarlanmış bir aydınlanma sistemi ve ahşap storların kullanımıyla, içerdekiler görevlileri göremeyecekti. Denetim, mahkûmların görünmeyen gözler tarafından gözetlenmesi anlamında sürdürülmeliydi. Saklanacak hiçbir yer yoktu, özel olan hiçbir yer yoktu. İzlenip izlenmediğini bilmeyen, ama orada izlemek için birilerinin bulunduğunu varsaymak durumunda olan mahkûmun tek mantıklı seçeneği itaat etmekti. Bu nedenle Bentham Yunanca'ya dayanan yeni bir sözcük üretti: Panoptikon veya 'göz önündeki yer'.

Panoptikon'un amacı itaat ve disiplinin gönüllü olarak benimsetilmesiydi. İşte bizim başımıza gelen olay nedense bana bu kavramları çağrıştırdı. Bu olayla, aslında yazdığımız yazıların bir üst göz tarafından gözetlendiği ve gerekirse cezalandırılabileceği hatırlatıldı. Böylelikle eğer itaat eder ve onların istediği ödünleri verirsek haber alma özgürlüğüne sahip olacağımızı da öğrenmiş olduk. Ancak, biz itaat etsek bile aramızdan çıkan bazı "bozuk sesler" yüzünden tüm sistemin cezalandırılabileceği de hatırlatılmış oldu. Bu da sistemin bir başka amacını aklımıza getiriyor, yani sistem içindekilerin kendi kendilerine suçu sınırlandıracak durumları hazırlaması. İşte sanırım şimdi bizlerden istenen de bu. Wordpress'in geri adım atmayı red ettiği şu aşamada, biz diğer Wordpress yazarlarının geri adım atarak blog yazdıkları firmayı değiştirmeleri ya da Wordpress'e yazarak bir çözüm yolu talep etmeleri. Bu yolla Wordpress'i zorla değil kullanıcı isteğiyle yola getireceğiz ya da kullanıcıya gerekli ilgiyi göstermediği için cezalandıracağız.

Kimse kusura bakmasın ama ben bu oyunda yokum. Söz konusu sayfaların kişilik haklarını ihlal edip etmediği hakkında bir fikrim yok. Bu sayfaların kapanmasını ya da kapanmamasını da savunuyor değilim. Ya da Wordpress'in hatalı olup olmadığını da tartışmıyorum. Bunların hepsi başka tartışma konuları. Benim karşı durduğum yukarıda anlattığım bu bakış açısı ve anlayış. Bu nedenle de bu sayfada yazmaya devam edeceğim. Sizin anlayacağınız pasif direnişteyim :) Okuyan sayımın azalması da hitlerimin düşmesi de umurumda değil. Benim yazılarımı okumak isteyenler nasıl olsa bir yolunu bulup bana ulaşırlar. Yani umarım :)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba Zeynep Özata

Yerden göğe kadar haklısın. Bu konuda da internet kullanıcıları ve medya sessiz kaldı. Wordpress kapatılmadan önce siyasi yazılarımı "politikpolemik" adlı bloguma taşımıştım. 3 gün önce onu da sildim. Orada yazdığım tepki yazısını, tepkine detek bağbında buradan aktarıyorum (yazılarımı Word'te yazıp sonra yayımladığım için yazının tamamı burada):

***
Yaklaşık olarak 5 dakika önce http://bulentakgul.wordpress.com adresli bloguma girip, yeni yorum var mı diye kontrol edeyim dedim. Devletimiz sayfama ilgi göstermiş yorum yollamış sağolsun. Yorumun tam metni şöyle:

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.
Access to this site has been suspended in accordance with decision no: 2007/195 of T.C. Fatih 2.Civil Court of First Instance.

Yoruma cevap yazmak da bu sayfaya kısmet oldu. Wordpress'te blogu olanların tamamının sayfası gümlemiş, erişim yasaklanmış. Nette şöyle bir gezindim, kapatma sebebini bilen yok, sadece spekülasyon. Gerçekçi tahminler yok değil tabii. Mesela genel olarak yasa dışı blogların varlığı yasaklama sebebi olabilir diyor insanlar. Tabii ki çok sert tepkiler de var, ben de buradan çok sert bir tepki ortaya koyuyor, ancak bunu kelimelere dökme gereği duymuyorum, yalnızca kınadığımı belirteyim.

Sorulması gereken soru şu: Mahkeme kararı mı saçma yoksa kararın dayandığı yasa mı? O yasayı çıkartanlar mı hatalı yoksa karar alıcılar mı? Savcı hangi gerekçelerle suç duyurusunda bulunmuş ve ceza olarak ne talep etmiş?

Bu soruların cevapları ortada olmadığı için kime yükleneceğimi bilemiyorum. En iyisi hepsine sallayalım, nasıl olsa hepsi de kabahati bir diğerine havale eder, böylece ne bir şey çözülmüş olur, ne de biz ne olduğunu anlarız.

Bizim memlekette yasa yapıcı diye gezinen bir grup dangalak vekil interneti porno film ve terörist propaganda merkezinden ibaret bellediği için ona göre yasa yapmış olabilir. Hiç şaşırmam. İşgüzar ve kraldan çok kralcı bir grup savcı da ona göre suç duyurusunda bulunur, ondan sonra YouTube da kapatılır, Wordpress de, yakında Blogsot da kapatılır.

Daha önce bizim devletin acizlik belgesi olarak denetleyemediği herşeyi kökten yasakladığını, bu mantıkla yasa yaptığını anlatmıştım. Örnek olarak da kumarhane yasaklarını ortaya koymuştum. Artık bu örneklere Wordpress de katıldı. Biz bu kafayla bu örnek listesini daha çok uzatırız, çok.
***

İşin iç yüzü anlaşılıp, ardından Adnan Hoca çıkınca da şöyle demiştim (aklımda kaldığı kadarıyla, kısa diye Word'te yazmamamıştım):

***
Wordpress'in kapatılma kararının sebebi anlaşıldı: Adnan Hoca. Ben Hoca denen o garabete de, ona hoca diyenlere de, onun avukatlarına da buradan bir kaç şey derdim ama olan Blogspot'a olur.
***

Tepkisizliğimize ben şaşırmam, biz "sürüden ayrılanı kurt kapar" diyerek büyütülmüş, koyun olmayı genlerimize işlemişiz bir kere. YouTube olayında da bundan çok veya az tepki verilmedi aslında. Demek ki internet camiamızın toplam tepki gücü bu kadarmış.

Medya suskun, sivil toplum zaten yok, bireysel tepki koysam ne olacak ki anlayışı ile görmezden geliyoruz pek çok olayı, ne olacaktı ki yani?

Saygılar...

Zeynep Özata dedi ki...

Haklı olmasına haklıyım da bu haklılık hiçbirimizin işine yaramıyor, öyle değil mi? :))

Bu arada, Wordpress sayfanı kapatmasaydın keşke. Hala oraya ulaşabilen çok sayıda insan var. Benim 200 civarı okuyucum oluyor günlük.

Desteğin için teşekkürler.